24 Eylül 2007 Pazartesi

Aşktan Korkma























"...aşka kapını açtığın zaman,
acılar giremez diyemezsin.
aşk acılarıyla, tutkularıyla,
gözyaşlarıyla, rüzgarlarıyla,
taze çiçek kokularıyla
bir bütün olarak girer içeri.
aşkı acılardan süzemezsin!
istesen de istemesen de
aşka boyun eğersin..."

-cem adrian-

19 Eylül 2007 Çarşamba

Yine, yeniden, her zaman…


İhtiyaç duymak, özlemek, kendinden kaçıp bir yerlere özellikle de sana sığınmak istediğim anlardan birini yaşıyorum yine.. Sen gideli çok olmasa da bana elime kalem aldıracak kadar dokunmuş demek ki… Birbirimizden ayrı kaldığımız zamanlar sadece aklıma yerleşen korku dolu soruları yanıtlamak kalıyor bana.. Becerebilsem bir de ne ala.. Huzur`um sahi “huzur” diyorum sana.. Geleceğin günle beraber bende mutlu olup huzura kavuşacağım çünkü.. Öyle çok isterdim ki şu anda burada olmanı.. Yazdıklarımı beyaz kareli bir defter sayfasına değil de sana anlatmayı.. Şimdi bu yazdıklarımı bilsen “ o günlerde delicek elbet, dua et” deridn bana.. Son günlerde bundan başka bir şey yapamıyorum.. Zaten elimden gelen tek şey de dua etmek.. İşin kötüsü korkuyorum Tanrı`da benden sıkılır diye.. O`nun da başını ağrıtıyorum sürekli seninle.. Sahi başını ağrıtmadığım kim var ki? “Nasılsın” ların, “merhaba” ların tek yanıtısın sen.. “Acaba” larımın, “fakat” larımın tek gerçeğisin sen ve en önemlisi hayatımın tek “iyiki” sisin.. Kimseyle paylaşamadığım tek varlığımsın.. “Hayat” sın, “Can” sın, “Aşk” sın.. Böyle rahat söylediğime bakma aslında dedim ya çok korkuyorum.. Beni hiç bir şeyin yıkamayacağını, üzemeyeceğini düşünürken şimdi o kadar çok korkuyorum ki seni incitmekten, kaybetmekten.. Uzun bi yoldayız, yanımızda çokça yabancı var.. Bir süre sonra ayrılacak yollar herkes kendi yolunu tutturacak biliyorum ancak kendimde bu yola yalnız devam edecek gücü göremiyorum.. Elimi tutsan? Bırakmasan bir daha? Olur mu sence? Yoksa bu da her düş gibi gelip geçer mi? Kapatsam gözlerimi gider misin sen de usulca diğerleri gibi? Git.. me.. Git-me emi? Bırakma sakın elimi hani olur da elin terler de çekersen sıcacık elini avucumdan kaybederim belki yolumu.. Kaybolurum karanlıklarda.. Kızma bana bunlar için.. Ne yapayım alamıyorum varlığımı senden.. Almak da işime gelmiyor zaten.. KaL yanımda hep.. Çok sev beni.. Sar beni hep tüm benliğinle.. Sıkılma benden.. Ben bir ömür seninle kaLmaya hazırım.. Beni sana bıraktım..



Seni çok seviyorum iyi`kim.. huzur`um.. hayat`ım.. aşk`ım..



Varlığında varlığım.. Yokluğunda yokluğum..

..pieces of me..















Pieces of ME,
Falling into YOU.
Edges of ME,
Cutting into YOU.
Thoughts of mine,
Sounded by your voice.

Let my tears be your joy!
Let my fears be your smile!
My despair turn into your hope.
And when hands go cold,
of darkness and loneliness.
Let us find our hearts true,
Mine beating in the same pace as you....

11 Ağustos 2007 Cumartesi

...

Bu gün diyorum,bir parantez açalım hayata...
Parantez içindekiler dilediğimizce yaşansın.Kadere el çektirelim.
Hayallerimizi,ümitlerimizi,kaybettiklerimizi,gerçekleştiremediklerimizi koyalım beraberce bu gün o parantez içine...
Bir de hüzünlü bir melodimiz olsun satır aralarından süzülüp gelen...
Biraz da gözyaşı damlatalım beraberce,ıslansın o renkli parantezin içimiz...
Sonra...Sonra serelim biraz güz güneşine,soğukça olsun biraz ama,kurusun göz yaşlarımız beraberce...
Ne varsa içimizde sakladığımız,ne varsa anlatamadığımız sözcüklerle,yazılarla ifade edemediğimiz neler varsa siyah sayfalarda,haykırmak isteyip te,asla haykıramadığımız ne kadar çok haykırışlarımız varsa,koyalım beraberce o paranteze...
Bir de diyorum,çıkaralım maskelerimizi yüzümüzden,olanca çıplaklığı ile,olanca gerçekçiliği ile,olanca dürüstlüğü ile ,çıplak yüzümüzü de koyalım parantezin içine...
Ve dostlar...Üşümelerimizi koyalım,karanlıklarımızı,yalnızlıklarımızı...
Sevdalarımızı da...
Sonra da kapayalım parantezi,bir nokta ile bitirelim hayallerimizi...
Gerçek hayatımıza dönelim,alın yazımıza...
Bildiğimizce yaşayalım kader çizgimizde...

5 Ağustos 2007 Pazar

HaNi O GiDiSLeRiN VaRYa...SeSSiZCe..SuSKuN....


















...En acıtanı ne biliyor musun dedi biri...

... hani o gidişlerin var ya... sessizce... suskun ...

... kırılan sen olduğun halde... kendisiymis gibi... hani o arkasına dahi bakmadan gidişleri...
hani senin "o an" "oracıkta" "ancak" arkasından baka kaldığın... anın durması için yalvardığın, tutup ucundan geri çevirmeye çalıştığı an varya, hani yapabilsen o merdiveni, hani yapabilsen o kapıyı, hani yapabilsen o sokağı tutup ucundan geri çevirmeye canını bile verebileceğin o an...

...o işte...en acıtanı o...

...ama senin orda oldugunu hep bildiğin ...
...ama senin hep hissettiğin...
...ama bir dahası olmayan...
...ama zaten hiç senin olmayan...
...ama senin hep bildiğin...
...ama senin hep hissettiğin...
...ama bir daha sana geri gelmeyecek olan...
...ama buna rağmen
...gelmeyeceğini bile bile senin beklediğin...
...o işte...en acıtanı o...

... sonra o kocaman kocaman, akıp gitmek bilmeyen zaman...
... o durduramadığın an' ın karmaşası tezatlığı...
...kördüğüm oluşu...
... o "acabalarla" , "keşkelerle" dolu soruların ...
... içindeki kısır döngülerin...
... ve o an ...
... hiç bir şey yapamamanın çaresizliği...
... o işte...en acıtanı o...

...belki de sadece çaresizliğin...

Umuda Siyah Kaçtı...




















Umuda Siyah Kaçtı
Güneşe Hüzün Bulaştı
Sevdası Melankoli
Susuşu Ağır
Başını Yaslasa Bir Cama
Şehir Sevdasıyla Yankılanır
Kör Kızılı Renginin Koru Kor
Sesi Yas
Umut Ne ???
Söylemler Türetir Baharlar
Kış Gelince Geride
Yerde Gazeller Kalır
Günler Geçer Geride
Sevdaya Sevdalı
Gözü Yaşlı Gönlü Güzeller Kalır
Her Sevdada Bir Sevda Yaratan
Yakarken Hepsini Bir
Yaşarken Tekil Yaşayan
Bir oyundan geriye
Kaybeden Kalır
Kim Demiş İkiden Bir Çıkınca Bir Kalır
Söyle Sevgili Sen Gidersen Benden Geri Ne Kalır

Cümleler Boyudur Uzaklığım Sana




















Pencerede buğusu kalmış soğuk bir gecedeydi son sözlerin..
Rüzgarın uğultusundan mı,kendi korkaklığımdan mı bilmem,duy(a)madım seni..
Eskiden resmen cınlardı seslerin kulaklarımda..
Kulaklarım sesine alışık,sen bana,ben sana,dönsün dursun dünya...
Ne yazık,eskide kaldı çınlayışlar,
Tıpkı alışkanlıklar gibi...
Sen gibi..

Ben bir tek harfine ne düşler adamıştım oysa,
Şimdi cümleler boyudur uzaklığım sana...

Seni kaybettiğimi anladığımda yıkılıyordu şehirlerim,içim ölüyordu...
Acılar kıskıvrak sarmış bedenimi,şehirlerimse;
Sessiz sedasız viraneye dönüyordu..
Gözlerimi kapattığımda kayboluyordum karanlıklarımda...
Bu karanlıklar senin mi yoksa?

Bataklıkta debelenmek,her çabada tekrar çamura yuvarlanmak gibi..
Ya ayaklanır dolanır birbirine,ya da yüreğin düğümlenir içinde...
Boşuna bunca çaba,ille de düşeceksin işte...!

Sen giderken gözlerine yüklediğim anlamlar boyudur yalnızlığım...

Boynumun büküklüğü sana değil
Yitirdiğim ve asla geri alamayacağım heveslerimedir.
Payıma düşürdüğün ise sadece,
Hıckırıklar dolusu gecelerdir unutma...

Sensiz ve sessiz geceler....